19 Haziran 2016 Pazar

TATİLE GİDİYORUZ



İspanyol çocuk modası Tuc Tuc’un sevilen ürün gruplarından biri de çantalar ve aksesuar, gereç grupları.. Bu ürün grubunda birbirinden farklı temalara rastlamak mümkün, korsan temasından, koalaya, bir sürü sevimli hayvan dostlarımızı barındıran koleksiyonlar var. Bu koleksiyonlar bebek bakım çantalarından, yumuşak oyuncaklara, uyku arkadaşlarından mama termoslarına, taşınabilir mama koltuklarından, bebek arabalarına, puset minderlerinden, çocuk çantalarına kadar birçok ürün içermektedir. Trolley Çantalar ise yazın çocuklar ve annelerin işini kolaylaştıran türde bir ürün. Çekçekli olmasına rağmen ağırlığı çocuğunuzun taşıyabileceği türde, renk ve figürleri ise koleksiyonlara göre değişiyor. Korsan koleksiyonunun sevimli köpeği kırmızı, gri, siyah ve ekose desenden oluşuyor. Magic Forest Koleksiyonunun ki ise açık mavi-turkuaz tonlarında sevimli mi sevimli bir baykuş figürü ile karşımıza çıkıyor. Bir de kızların favorisi Berries Koleksiyonunun çok sevilen çileği var, o da fuşya renk tonunda alternatif sunuyor. Oldukça kullanışlı iki fermuarlı gözü bulunan çantaya çocuğunuz ister oyuncaklarını doldursun, ister giysilerini, tatilde çok rahat kullanabilecekleri bir ürün. Ayrıca çekçek kullanımına ek olarak, sırt çantası askıları sayesinde sırta da takılarak kullanılabiliyor !


Bu çantaları Tuc Tuc’un Türkiye Distribütörü olan Karamela Mağazalarında bulmak mümkün..





RENKLİ GÜNLER ^_^

25 Mayıs 2016 Çarşamba

Moda Polisi Oldum Kaçın: Kadınlar için 10 Giyim Kuralı

Bugün sizlerle hayatımızın olmazsa olmazı moda ve giyim yaklaşımları hakkında birkaç ipucunu paylaşmak istiyorum. Hazır mevsim de değişirken gardırobu komple değiştirmeden önce kafamızda birkaç fikrin olması iyi gelir gibi geldi.

Gayet iyi bildiğiniz gibi modaya uyum sağlama üzerine kurulu bir metabolizmamız var. Bir ürün moda olunca hop hemen onu hayatımıza katmalı, mümkünse de ayrı birkaç dakika bile geçirmemeliyiz. Sizi bilmem ama şahsen ben biraz öyleyim ne yazık ki. Yakışıp yakışmayacağından emin olmadığım bir ürünü sırf moda diye alıp, bir dünya da para bayılırım. Günün sonunda ise modaya uyan ama rüküş birisi olurum. Geçen gün tam da gene moda diye aldığım ama çok da beğenmediğim ayakkabılardan pişmanlık duyarken “Modaya Uygun Giyinen Kadınların Dikkat Etmesi Gereken 10 Giyim Kuralı” infografiği ile karşılaştım. Burada müsaadenizle Orhan Pamuk’a nazire yapacağım: Bir infografik okudum hayatım değişti!

Efendime söyleyeyim, modaya uyum sağlamakla moda kurbanı olma arasında çok ince bir çizgi olduğunu öğrendim. Öncelikle kendine yakışması ardından da modaya uyum sağlaması temel kuralmış. Yani, moda olanı alayım belki yakışır mantığını komple terk ediyoruz, öncelik kendimiziz! İşin komik yanı, annemin dediğine gelmiş oldum ve bunları okuduktan sonra gittim cehaletim için özür diledim. Düşünün, yılların aymazlığını bir yazıyla ortadan kaldırdım!

Gelelim gardırobumuza yeni parçalar eklerken neler yapmamız gerektiğine. Öncelikli olarak pahalı olan iyidir, marka olan güzeldir gibi gibi cümleleri bir hafızadan silelim! Bunların yerine araştırma ve incelemeyi alalım ve daha güzel ürünlere ulaşmak için biraz uğraş vermemiz gerektiğini kabullenelim. Sayısız butikte sayısız ürün varken ilk bulduğumuzla yetinmek hem kendimize hem de cüzdanımıza azıcık hakaret etmeye ne gerek var? Yalan yok içten içe bunları da biliyordum ama kabullenemiyordum, bir bilenden görmek iyi geldi!

Araştırma süreçlerine ek olarak, dergilerde, web sitesinde, İnstagram’da ya da Pinterest’te görüp beğendiğiniz bir kombini mutlaka kaydetmek gerek. Belki daha da ileri gidip yolda birisinin üstüne beğendiyseniz bile çaktırmadan fotoğrafını çekip saklayabilirsiniz. Bunlar hep kaynak, bunlar hep iyi giyim için gerekli noktalar o nedenle lütfen azami dikkat!

Bunları yaptıktan sonra sıra geldi biraz zincir kırmaya ve kural yıkmaya! İlk olarak klişelerden uzaklaşmayı öğreneceğiz, eğer kendimize yakıştırıyorsak kışın renkli de giyeceğiz beyaz da! Her yıl tüm moda evleri rengârenk tasarımlar yaparak zaten klişelerden korkmadıklarını her yıl bize hatırlatıyorlar! Bu klişelerin kendi içimizdekilerini de yok etmek için, vitrinde beğendiğiniz ama “asla giymem” dediğiniz herhangi bir ürünü deneyin, belli mi olur belki çok yakışır!




Olmazsa olmazlarımızı unutmamanın faydası da yok değil. Örneğin kurtarıcı olarak mutlaka gardıropta siyah pantolon ya da jean pantolon bulundurmak gerektiğini öğrenmiş bulunuyorum! Kafaların karıştığı bir günde bu parçaların ışık tutacağını bilelim. Aksesuarlar. Sade bir kombini (biliyorum içimden Ivana Sert çıkacak gibi oldu ama heyecanlandım) doğru bir kolye ya da kemer ya da şapkayla bambaşka bir hale getirebileceğinizi biliyor muydunuz?



Tüm bunlara ek olarak ise çok yerinde bir noktaya parmak basıp, kendimize güvenmemiz gerektiğini hatırlatmış Hepsiburada ekibi! Zaten son derece tatlı bir iş yapmış olup beni aydınlatmalarının yanında bir de infografiklerine bu maddeyi ekleyince kendilerini daha da sevdim yalan yok! Uzun lafın kısası kendimize güvenelim arkadaşlar, modayı kendimize göre taşırken en çok buna ihtiyacımız var gibi! Huzurlarınızda bu şahane infografiği hazırlayan Hepsimoda ekibine teşekkür ederek yazımı sonlandırıyorum ve sizi bu çalışmayla baş başa bırakıyorum.


14 Mayıs 2016 Cumartesi

NİMO' NUN SEÇİMİ * BUYUK BEDEN BİR TIK UZAĞINIZDA



Büyük beden olmak eskiden zordu. Ne aradığını bulabilirdin ne de bulduğun içine sinerdi. İçine sineni bulsan bu defada fiyatı çarpardı seni. Kendine kızardın, satıcıya kızardın ama ya alırdın ya da sadece bakar kalırdın. Sanki tüm dünya seni görmezden geliyormuş gibi hissederdin. Başlardın perhize küçük beden olacağın ve istediğini giyebileceğin günü hayal ederdin.


Artık Türkiye’de büyük bedene karşı olan bu tutum değişiyor. büyük beden bayan giyim ürünleri satan butiklerin sayısı arttı. Bunu sosyal medyadan da görebiliyorsunuz. Sadece bayan büyük beden ürünlerinin yer aldığı Online alışveriş siteleri kurulmaya başlandı. Var olanlar da yıllardır görmedikleri büyük beden bayan giyim ürünlerine sitelerinde yer vermeye başladılar. Bunlardan biri de www.modagld.com . Büyük beden bayan giyim hakkında internetten yeni neler var diye gezinirken fark ettiğim bir site, mağazacılık sektöründe uzun zamandır yer alan Gül’ün Dolabı, ürünlerini internet sitesi sayesinde tüm ülkeye yaymak istiyor. “Büyük Beden Bayan Giyim’de Kalite ve şıklığın adresi” slagonuyla yola çıkan marka bu konuda kalitesi ve fiyat aralığı ile vazgeçilmez olacağını düşünüyorum. Fiyatları kalite ile kıyaslandığında makul seviyede. Büyük beden olarak kendinize yeni bir şeyler almadan önce mutlaka göz atmanızı tavsiye ederim.





Biliyorum büyük beden olarak genelde denemeden almam mantığı içinde düşünüyorsunuz. Haklısınız da siteden denemeden sadece fotoğrafına bakarak aldığınız ürün üzerinize olmadığında ya da resimdeki gibi değilse nasıl iade edeceksiniz? Bu sitede bu tür sıkıntılar aşılmış durumda beğendiğiniz ürün hakkında tüm merak ettiklerinizi arayarak ya da WhatsApp üzerinden sorabilirsiniz. Ürünün kalitesi ile ilgili bir sıkıntı yaşayacağınızı düşünmüyorum. Benim aldığım ürünlerin tamamı tam olarak üzerime oturdu. Büyük firmaların beden ölçülerinde değişiklik yaptıklarını biliyoruz. Genelde bir büyük bedene bir küçük beden numarasını yazarak psikolojik olarak kendinizi iyi hissetmenizi sağlıyorlar. Normalde siz 48 beden iken 46 beden giyiyorsunuz. Aslında değişmeyen tek gerçek sizin 48 beden olduğunuz. Eğer büyük firmalardan ürün aldıysanız. www.modagld.com ’dan bir beden büyüğünü isteyin. Böylece kalitesinden sıkıntı yaşamayacağınız ürünün tam olarak bedeninize oturduğunu göreceksiniz.


Bu arada sosyal medya her an elimizin altında, instagram sayfası @modagld’yi takip edebilirsiniz. Bütün yeni ürünlerini site ile aynı zamanda instagram sayfasında da yayınlıyorlar. Böylece bedenleri tükenmeden alma şansını yakalayabilirsiniz

RENKLİ GÜNLER ^_^

6 Mart 2016 Pazar

ŞUBAT AYI NİMO' NUN SEÇİMİ KOMBİN ÖZETİ ***

Şubat demek kar demek aşırı soğuk demek. Bize mevsimler öğretilirken bu böyle idi. Acaba ilkokulda Şubat ayı için ne anlatıyorlar. Küresel ısınma, bir güneş bir yağmur mahvetti bizi. Bol hasta olduğumuz bir ay oldu Şubat. Mart geliyor çok şükür. Bize baharı müjdeleyen ay.

Şubat ayında hangi renkleri, hangi markaları hangi tarzdaki ürünleri seçmişim göz atalım mı?

Hadi!

Tüm kombinleri #nimonunsecimi hashtagi ile ve ürünleri de instagramdan bulabilirsiniz....


















Subat ayı içinde en en sevdiğiniz kombin hangisi oldu?

RENKLİ GÜNLER ^_^

OCAK AYININ EN SEVİLEN NİMONUN SECİMİ, KOMBİNİ BELLİ OLDU!

Geldiii Mart ayı!

Şubat' ta Nimo ne seçmiş paylaşmadan önce Ocak ayın en sevileni hangi kombin oldu bakalım mı?



KIZLAR AYIYA HİÇ KARŞI KOYAMIYOR 7 'DEN 77 ' YE :)


4 Şubat 2016 Perşembe

OCAK AYI NİMONUN SEÇİMİ KOMBİN ÖZETİ


Herkese merhaba!

3 ay sonra bu blogun 6. senesi doluyor. Düşünsenize, 6 yaşında kocaman bi çocuk oldu. Bebeklikten artık çocukluğa geçti.İçinde sizin göreceğiniz, göremeyeceğiniz o kadaaar çok dolu ki! 

Uzun zamandır kombin paylaşımı yapmıyordum. Eski takipçilerim bilirler neredeyse her gün, iş hayatı da olunca kombin postu yapardım '' Nimo Ne Giymiş? '' başlığında. Şimdi baktım bu başlığa ait 106 paylaşım var. Bir çoğunu yazıda etiketlemeyi de unutmuşumdur eminim. Yeniler bilmez belki eskilerde hatırlamak ister diye linkini koyayayım, bir göz atın!  tıık tık!


Üzerimden bi 10 kg yük kalkıp bide artık Çınar büyüdüğünden daha kendime vakit ayırdığım için yeniden yapmak istedim. Ocak ayı boyunca İnstagram hesabımdan, fotoğrafları Tuba Karadelioglu, '' Bir Annenin Kadrajı çekti ben ise dolabımdan parçaları paylaştım. Ocak ayı kapanmış, Şubat ayına merhaba demişken bi Ocak özeti blogumda olmasın mıı?

Bakalım sizin favoriniz hangisi olacak?


Belki her ay bi '' bu ayın en iyisi '' ni seçeriz instagram like göre...
















BÜYÜK BEDEN AYIBI !!!

Cok uzuluyorum arkadasim!

Bu saatte ayakta misin sende, kafan dolu degilse gel iki kelime edelim senle.

Kadinin kadindan cektigini, kadin erkekten cekmiyor su dunyada. Ic sesimizle savas halindeyiz belki de! Barbie bebeklerin sucu mu kliplerdeki guzel vucutlu kadinlarin mi bilmiyorum.

Ben 6 senedir blog dunyasi icindeyim. Bu surenin ilk yilindan itibaren, bloguma girip " Nimo ne giymis? " basligina bakabilirsin. Magazalardan, pazarlardan, ikinci el butiklerden ve bazen bit pazarindan bile bir seyler bulup, gunluk halimi paylasirdim. Bir cok baska seyle beraber tabii! Sonra yillar gecti, hamileleigimde dahi her hafta kombin postu yaptim. Sonra dogum, kaldi mi kilolar. Oglusum daha cok bebe, bi iki fotograf paylasinca geldi mi alayli, kinayeli yorumlar! Simdi su 2 seneye donup bakiyorum oglumla hep iki kafadar fotografim var. Boydan yok denecek kadar az! Neden? Bu kendini utanacak halde hissetmekten!
Yurt disinda bas taci edilen o kadar cok buyuk beden blog yazari var ki, bizde olsa taslarlar! Ben mesela @aysumoda yi zevkle takip ediyorum. Cok tebrik ediyorum.

Ben yeniden kombin paylasmaya basladiysam benden giden kilolarin verdigi ozguvendir. Oyuncu " hep guzel kadin mi gormek zorundayiz ya, Turkiye nin yarisi 40 beden ustu. Neden hic buyuk beden blogger yok. Yapsana ! " gazidir  bana!

Takip edenleri bir kenara koy daha Turkiye de hic bir buyuk beden marksinin buna cesareti yok. Calismalarinda populer, incecik ve guzel blogger tercih ediyorlar. Oysaki marka " buyuk beden " markasi. Korkulari gelecek " bunu mu buldunuz! " tepkisi cunku....

Ee ben rejimdeyim simdi. Yaza istedigim kiloya ulasinca ne olacak? Yine ne yazik ki baska kadinlar uzulecek...

Yapmayin!

Elestirmek ile hakareti lutfen ayirt edin! Heves bukucu olmayin!

Gercekten bu durumu anlamak icin bu bedene ulasmaniz gerekiyor. Belki de bosuna konusuyorum ben. Ama biz insanlar tek tip degiliz. Boyumuz, kilomuz ve zevkimiz baska baska baska olabilir! Eee olmali da...

Oylece sevmeyi ogrenelim. Vallahi ben hepinizi cok seviyorum yeter ki bi gulucuk verin bana

26 Ocak 2016 Salı

OTRİ BEBE İLE AÇIK BURUNLAR, MIŞIL MIŞIL UYKULAR!

Anne olmayan birinin eline versem; evirir çevirir bence yüzde %80 ne olduğunu tutturamaz. Ve işte bu yüzden diyorum ki hayat bana annelikle bir çok şeyi öğretti. Mesela burnum tıkalıyken evet uykuya zor dalar ama bir şekilde dalardım. Şimdi oğlum sümüklü ve tıkalı burunlu olunca onunla bende uyuyamıyorum. Anne iseniz bilirsiniz de, değilseniz o Otri Bebe nasıl her eve lazım bir şeydir.





Geçtiğimiz hafta, Otribebe’nin düzenlediği “Mutlu Bebekler, Mutlu Anneler” etkinliğine davetliydim.Tam da o gece kışın ilk hastalığı ve ilk tıkalı gecesini '' Otri Bebe '' siz geçirmiştik. Zamanlama daha iyi olamazdı herhalde :) Ve o gecenin sabahı Akatlar’da İnsana Güven Eğitim Merkezi’nin güzel kış bahçesinde bebeklerimizin daha rahat ve huzurlu olması için aldıkları nefesin ne kadar önemli olduğunu konuştuk.







Ev sahibimiz, GSK Tüketici Sağlığı Otribebe Ürün Müdürü Aslıhan Balcı bizi samimi bir biçimde karşıladı. Aslıhan Hanım bebeklerin 6 aylık olana kadar ağızdan nefes almayı bilmediklerini, bu yüzden de burunları tıkandığında bebeklerin de annelerin de büyük sıkıntı yaşadıklarını anlattı. Çünkü daha çok minik olduklarından, temizleme becerileri gelişmediği aynı zamanda emerek beslendikleri için o burun hep açık olacak. İşte bu noktada çok sevdiğim arkadaşım, hem annelik hemde yenidogan hemşiresi olduğundan Esra Ertuğrul uzmanlık bilgilerini bize bu noktada aktardı. Meselaaa emzirme sırasında nefes alamadığı için huzursuz olan bebek kendini geri çektiğinde ağzından giren hava, o gaz sıkıntısını ailecek yaşamamıza sebep oluyormuş. Burundan nefes alıp vermek ayrıca, burun filtre görevi gördüğünden solunum yolları enfeksiyonlarını azaltıyor ve orta kulak iltihabını da önlüyormuş. Bunları biliyor muydunuz? 


Peki, nedir bu Otri Bebe denilen şey? Markaya ait satın alabileceğiniz  Set, yedek uçlar ve okyanus sularında oluşan üç ayrı ürün var. Öncelikle tek kullanımlık ambalajlarda bulunan Otribebe %100 okyanus suyunu bebeğinizin burnuna sıkarak burnundaki tıkanıklığı yumuşatıyorsunuz, sonra da yumuşayan burun salgısını Otribebe Nazal Aspiratör yardımıyla kendi nefesinizle çekiyorsunuz. Böylece bebeğinizin burnunu tıkayan burun salgısı filtreye takılarak, değiştirilebilir uç içinde kalıyor. Bebeklerde sümkürme yeteneği olmadığından, bu yolla bebeğin burun yollarının hafifleyip açıldığını ve bebeğinizin daha rahat nefes alabildiğini görüyorsunuz. Üstelik enfeksiyon durumda gün içinde bu işlemi istediğiniz kadar yapabilirsiniz. Bebeğinize hiçbir zararı da bulunmuyor. 





Dinamik Anne 'nin davetiyle katıldığım bu etkinlikte aile Koçu Sandra Şarlon’dan daha huzurlu anneler olabilmenin ip uçlarını da öğrenme şansımız oldu. Bebeklerin mutluluğunun annelerin mutluluğuna da bağlı olduğuna değinen Sandra; nefesin hayat demek olduğunu, doğru nefesin biz anneler için de en az bebekler kadar önemli olduğunu anlattı. Dikkatimizi nefese odaklayarak zihnimizi dinginleştirmenin yollarını dinledik; kaygı ve korkularımızı olabildiğince bir kenara bırakıp çocuklar gibi beş duyuyla anda kalmayı öğrenerek, çocuklarımızı daha iyi dinleyip ihtiyaçlarını gözlemleyip onlar için daha çok şey yapabileceğimizi öğrendik. Anneler olarak biz ne kadar anda kalabilirsek, çocuğumuzun bize verdiği mesaja o derece odaklanabileceğimizi, onun ihtiyacını daha iyi öğrenip sıkıntılarını çözmesine yardımcı olabileceğimizi konuştuk. Hep birlikte bir de küçük çalışma yaptık. 


İyi ki varsın Otri Bebe <3 comment-3--="" nbsp="">

25 Ocak 2016 Pazartesi

Gülümsemeye dair şaşırtıcı gerçekler: Hangi gülümseme ne anlama geliyor?

Vücut dili kullanımının en belirgin özelliklerinden olan gülümsemenin farklı çeşitleri, altında farklı anlamlar barındırıyor. Tıpkı hissederek gülümsemenin ve mutlu olmadığımız halde gülümsemenin karşımızdaki kişiler tarafından hissedilebiliyor olması gibi, nasıl güldüğümüzün de karşımızdaki kişiler tarafından algılanış biçimi farklılıklar gösterebiliyor.
Dudakları kapatarak gülümsemek
Dudaklar kapalı şekilde gülümsemek, gülümsemenin en yaygın olarak kullanılan çeşitlerinden biri. Kolay yapılabiliyor olması, gülümsemek istemediğimiz ancak gülümsememiz gereken durumlarda karşı tarafa kibar ve nazik bir tepki vermeyi daha kolay hale getiriyor. Dudaklar kapalı olarak gülümsemek, çoğunlukla samimi algılanmayan bir gülümseme biçimi. Gerçekten hissederek gülümseyen kişilerden dişlerini göstererek gülümsemelerini bekliyoruz. Her ne kadar orta dereceli bir samimiyet belirtisi olarak algılansa da, karşımızdaki kişinin gülümserken dişlerinin beyazlığına güvenmiyor oluşunun ya da dişlerindeki problemleri gizlemek isteyişinin de dudaklarını sıkı şekilde kapatarak gülümsemeyi tercih etmesinin sebebi olduğunu da aklımızın bir köşesinde bulundurmakta fayda var.
Kendini beğenmiş gülümseme
Kendini beğenmiş ve odağın kendisinde olmasını isteyen insanların çoklukla kullandığı bu gülümseme çeşidinde, dudaklar genelde kapalı ve gülümseme sağa ya da sola çekilmiş olarak bulunuyor. Zaman zaman dudakların aralık olduğu ya da üst dudağın biraz daha kalkık tutulduğu durumlarda da gözlenebiliyor. Dudaklarla birlikte kaşlarda da bir tarafı kaldırmak gülümsemeyi tamamlayıcı olarak kullanılabiliyor.
Kendini beğenmiş şekilde gülümseyen insanların bir çoğu bulunduğu ortamda lider konumunda olmak isteyen ve odak noktası olmak isteyen kişiler. Kalabalık bir ortamda iletişim kurduğunuz kişilere bir süreliğine bu şekilde gülümsemeye devam ettiğinizde sizinle konuşurken çok daha dikkatli ve gergin olduklarını hissedebilirsiniz.
Yarım gülümseme
Kendini beğenmiş gülümsemeye oldukça benzeyen bu gülümseme türü, asimetrik bir görüntü yarattığı ve tam olarak ne yaptığınızın anlaşılmaması nedeniyle en karmaşık ve en farklı tepkiler alabileceğiniz gülümseme çeşidi. Kendine güven, utanma, ilgi, kızgınlık, dominantlık gibi birbirinden çok farklı duyguları yansıtabiliyor.
Ağız açık gülümseme
Ağız açık olarak gülümseme, dişlerin tamamının gösterildiği gülümseme çeşidinden farklı olarak, kahkaha atarken çekilmiş bir fotoğraf görüntüsünü andırır. Bu gülümseme de, şaşırtıcı şekilde çoğunlukla yapay ve samimiyetsiz bir imaj yansıtır. Her ne kadar yapay olsa da, bu şekilde gülümseyen kişiler çoğunlukla umursamaz, ben merkezci ve eğlenceli kişiler olarak tanımlanır. Özellikle fotoğraflarda fotojenik görünmenin en kolay yollarından biri, tüm dişleri göstermek ve ağzınızı olabildiğince açmak. Tabii ki öğle yemeğinde dişinizde maydanoz kalmadığından ve dişlerinizin yeterince beyaz olduğundan emin olduktan sonra:)
Bu içerik http://www.uplifers.com/ tarafından hazırlanmıştır.

Bir boomads advertorial içeriğidir.

23 Ocak 2016 Cumartesi

KEŞİF *** KİDORABLE İLE TANIŞIN

Özellikle bebek ve çocuklarda yağmurluk takım olayını çok seven ben Çınar için zilyon tane markadan hangisini seçsem arayışım bir gün nasıl son buldu durun anlatayım! Arkadaşım için hiç girmediğim bir mağazada karşılaştık bu dinozorlu şekerler ile. Çınar 'ın daha yeni yeni dinozorlara ilgisi başlamıştı o dönem. Tabii ki giymek istedi. Denedik ve çok begendik. Biraz tuzlu gelince fiyatlar belki indirim olur diye biraz daha beklemeye karar verdim. iyiki de hemen atlamamışım! Sonra bir gün unnado.com karşıma Kidorable diye bir marka çıktı. O beğendiğimiz takımı yarı fiyatına bulur bulmaz tabii ki kaçırmadım. Amerikan markası, doğal kauçuktan yapılan ürünlerinin çeşitleri ise öyle fazla ve seçimi zor ki!












Ben bu görselleri çoook uzun zaman önce çektim ki bir sonraki Kidorable kampanyasında size haber verebileyim diye. Anneler, babalar, teyzeler, halalar, dayılar, amcalar bu kampanyayı kaçırmayın. Daha önümüzde ne yağmurlar vaaaaaar! 

Kidorable unnado.com kampanyasına ulaşmak için, işte link!!!!